Faiz Fobisi…

Melih Aşık - MIlliyet Gazetesi
05/03/2015

Faiz kavgası kapalı kapılar ardında yapılacağı yerde kamuoyu önünde yüksek sesle yapıldığı içindolar patlama yaptı… Son iki ayda Türkiye’nin toplam dış borcunun karşılığı 84 milyar lira arttı.

CHP’li Umut Oran dün:
– Cumhurbaşkanı, “İnşaat lobisini” batmaktan kurtarmak ve durma noktasına gelen ekonomiyi harekete geçirmek telaşıyla sürekli yanlış yapıyor, diyordu…
Peki diyelim ki faiz iki üç puan düşürüldü. Ekonomi kurtulur mu?
Soruyu, en son rakam ve istatistikleri ele alarak “Tünelin Sonu Kriz” adlı mükemmel bir kitapyazan Bartu Soral’a soruyoruz… Diyor ki:
– Faiz inse bile beklenen sonucu vermez. Çünkü AKP döneminde vatandaşın geliri reel olarak hiç artmadı. Hane halkı borcu çok arttı. 2003 yılında 100 liralık gelirinin sadece 3 lirasını borçlu olan hane halkı bugün 55 lirasını borçlu. O yüzden faiz düşürerek vatandaşı konut almaya sevk edemezsiniz.
Ayrıca faiz inince yabancı sermaye başka adreslere yöneliyor, doların fiyatı yükseliyor. Döviz artınca reel sektörün açığı büyüyor. Zarar eden üretim sektörü yatırım ve harcamaları durduruyor, iflaslar başlıyor vs…
Peki Tayyip Erdoğan neden bu çıkmaz sokağa girmekte ısrar ediyor…
Özel olarak dövizi yükseltmek istemiyorsa… Kamuoyuna “Dediklerim yapılmıyor, ekonomi o yüzden sıkıntıda”, izlenimi vermek istiyor olmasın!

Seçim tantanası

CHP’de ön seçim kapışması bütün hızıyla başladı… Seçimin ne kadar çekişmeli olduğuna örnek verelim. Kadıköy dahil 14 ilçeyi kapsayan 1. bölgede ön seçime 167 aday giriyor… 95 bin üye oy kullanacak. Üyeler 167 kişilik liste üzerinde en az 13 kişiyi işaretleyecek. 5 kontenjan kullanıldığı için yaklaşık 6 en çok 7 kişinin seçilme şansı olacak…
***
Parti içinde şu anda Parti Meclisi üyeleriyle MYK üyelerine büyük tepki var. Çünkü her iki organın hemen tüm üyeleri kontenjandan (yani taş atıp kollarını yormadan) milletvekili olma hevesindeler. MYK’dan Veli Ağbaba ve Ercan Karakaş dışındaki 15 kişi kontenjan adaylığı için başvurmuş durumda. Partililer örnek veriyor:
– Genel Sekreter Gürsel Tekin yerel seçimde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na adaylığını ilan etmişti. Seçimi kazanacağını iddia ediyordu. Yıllardır da bu partinin örgütten, yerel yönetimlerden vb. sorumlu genel başkan yardımcılığını yürüttü. Ön seçime girmesi ve ilk sıradan kazanması beklenir. Seçime neden girmiyor? Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu tam 4 yıldır bu görevde. Kendisini örgüte tanıtmış ve sevdirmiş olmalıdır. Neden ön seçime girmiyor…
Girmemeleri başarısızlık itirafı değil midir?

EĞİT

Geçen salı yani 3 Mart günü, devrim yasalarının 91. yıldönümüydü. Bu yasaların en önemlisi Tevhid-i Tedrisat yani Öğretim Birliği Yasası’dır.
Amaç mekteplerin, medreselerin, yabancı okulların farklı eğitim vermesiyle ülkede farklı yapıda insan yetişmesinin önüne geçmekti.
Ve dünkü gazetelerde bir haber… Burdur Milli Eğitim Müdürü Mahmut Bayram, bir yemek duası kaleme alıp her yemekten önce okunması için okullara göndermiş. Dua:
“Yemeğimi yemeden el açtım Allah’ım sana…” diye başlıyor…
Bırakın farklı eğitim kurumlarını… Artık milli eğitim müdürleri bile kendi kafalarına göre farklı eğitim veriyor… Bakanlık ne mi diyor? İlgilenmiyor…

“Erdoğan zehirlenmesin” diye 1.4 milyon dolarlık cihaz alınmış!
Pekiiiii…. Ya sukisatçılar zehir ölçen cihazları bozarsa?
Akif Kökçe

GEZİ

AKP kadroları kuşkusuz Cumhuriyet tarihinin en çok gezenleri. Cumhurbaşkanı, Başbakan, bakanlar sürekli gezideler. Ayaklarına üşenmiyorlar. Yorulmuyorlar. Büyükelçilere neredeyse iş bırakmıyorlar. Bunlar iyi. Peki gezilerin çoğalması Türkiye’nin ilişkilerini ve itibarına olumlu katkı yapıyor mu?
Aksine… Türkiye tarihinin en yalnız dönemini yaşıyor.
O kadar ki bu duruma “değerli yalnızlık” diye fiyakalı bir ad bile konuldu. Peki bu kadar çok gezi yapmanın alemi nedir derseniz… Bu geziler iç kamuoyuna dışarda itibarımızın
arttığı izlenimi veriyormuş.
O yüzden yararlaymış. Birçok dış davetin de diplomatların zorlamasıyla sağlandığı söyleniyor. Bizde numara çok…

MIlliyet Gazetesi – 5 Mart 2015

 

Paylaş: